16 Mayıs 2018

1650

Bugün 16 Mayıs ve ben doğum günümde 1650. postum ile karşınızdayım! Ne tatlı bir tesadüf oldu böyle! 16'lar ve 5'ler içinde barındıran! 40 bitiyor artık 41'den gün alıyorum hala kulağıma tuhaf gelse de kırk demek... Eğer yirmiler veya otuzlarınızdaysanız size söyleyebileceğim tek şey her yaşın gerektirdiklerini yaşayın olur heralde... Benim 20'li yaşlarım inanılmaz çalkantılı geçti, bir evlilik ardından beni yıpratan ama bir o kadar da güçlendiren bir boşanma süreci... 20'lerimin sonları kendimi aradığım bir dönemdi. Ben gerçekte kimdim ve beni neler mutlu ediyordu? O kadar çok başka birinin hayatını yaşamıştım ki bundan sıyrılıp kendimi bulmam ancak 30'larıma kısmet oldu. Ve canım eşimi tanımam ardından 35'imde kızımın doğumu benim de yeniden doğuşum oldu, anne olduktan sonra mutluluğun tanımı tamamen değişti benim için! Şimdi 41'e girmek üzereyken artık beni nelerin mutlu ettiğini gayet iyi biliyorum, ayaklarım yere daha sağlam basıyor, zaman zaman hayır demenin hiç kimseye bir zararı olmadığını aksine beni daha da özgürleştirdiğini öğrendim. Tabii ki kendimle ve hayatla ilgili keşiflerim daha bitmedi, sonuçta her yaşın ayrı bir güzelliği var öyle di mi?
p.s. Yazıyı yazmıştım ama yayınlamayı unutmuşum bu da yaş almanın getirdiği şeylerden biri olsa gerek unutkanlık haa haaa :D

15 Mayıs 2018

Boşluk

Geçtiğimiz günlerde tam benlik bir film seyrettim, canım arkadaşım Esin izlemiş, "mutlaka sen de izlemelisin" diyerek filmin bir DVD'sini de bana gönderdi, ben de merakla izledim "Julie & Julia"yı... Filmde Julia Child'ın yemek kitabı çıkardığı dönemdeki mücadelesi ile Julie'nin onun yemek kitabındaki tariflerini blogunda paylaşması konu edilmiş. Eski bir blogger olmam ve bir yandan da mutfağa girip sürekli tatlılar yapmam açısından film beni hemen içine çekti tabii ki :) Bu tatlı hediyesi için canım arkadaşıma buradan da teşekkür ediyorum. Filmin bir yerinde blogger Julie blog yazıp hiç yorum almamasını "yazdıklarımı devasa bir boşluğa gönderiyor gibi hissediyorum" diye tanımladı. Ben de aynen öyle hissediyorum! Artık blog okuyan kimse kalmadığı için burada kendi çapımda konuşup duruyorum kihh kihhh :) Ama yine de insanın eski alışkanlıklarından kopması kolay olmuyor, kimse kalmasa bile beni mutlu etmeye devam ediyor burası...
Bluz: To Save
Jean: H&M
Çanta: Mango
Ayakkabı: Zara


01 Mayıs 2018

Hello May!

Long time no see! I haven't been here for a long time, so I wanted to say a little hi with my blue dress and blue sky!





Dress: ToSave
Bag: Mango
Sunglasses: Vintage

05 Mart 2018

Hardal Sarısı

Çok tercih etmediğim renklerden biridir hardal sarısı ama bu elbisenin vintage tarzı ve deseni bir seferliğine de olsa bu rengi kabul edilebilir kıldı benim için...
Elbise: Shein
Çanta: Mango
Deri Mont: Zara
Ayakkabı: Twist

26 Şubat 2018

Pullu Kazak

Bu pullu kazağın hikayesini yazmam lazım! Shein'de aylar önce görüp çok beğenmiştim bu kazağı ama pulların ve asimetrik deseninin beni daha şişman göstereceğini düşünerek almaktan vazgeçmiştim. Sonra kazağı sevgili Laçin'in üzerinde görüp bayılınca (çok güzel kombinlemişti bu arada!) tühhh keşke alsaydım diye pişman olmuştum :) Sonra dayanamadım nasılsa o İstanbul'da ben İzmir'deyim pişti olmayız diyerek kazağı aldım ama ne oldu dersiniz? Kazağı kendi üzerimde hiç beğenmedim! Pantalonla denedim olmadı, şortla giydim ıı-ııhhh, uzun etekle, kalem etekle neyle giyersem giyeyim aynadaki görüntümü hiç beğenmedim, tahmin ettiğim gibi beni olduğumdan da şişman gösterdi :( Kıssadan hisse insanın ilk aklına gelen her zaman doğru oluyor, bunu gözardı etmemek gerek ;)
Kazak: Shein
Jean: Shein
Çanta: Nine West
Ayakkabı: Shein

08 Şubat 2018

Sevgililer Günü Şıklığı

Gerçekten de; aşkın gözü kör ise iç çamaşırları neden bu kadar popüler?! :) Nedenini bir kenara bırakalım biz Shein'deki enfes braletlere göz atalım! Bu Sevgililer Günü'nde şık olmak isteyenlere de aşağıda birkaç alternatif sunalım:
(Mesh panel denilen bu tarz tül detaylı elbise ve bluzlerden asla vazgeçemeyeceğim, kesinlikle benim stilim!)
(Bu t-shirt' daha önceden de paylaşmıştım ama çok sevdim bir kez daha paylaşmak istedim!)
(Ben bu çantayı aldım, üstüne irili ufaklı inciler koymayı planlıyorum)

07 Şubat 2018

Sasalı Safarisi :)

Bu sömestr tatiline benim hastalığım denk geldiği için maalesef Nil'imle hiçbir şey yapamadık, sadece tatilin ilk günlerinde Sasalı'daki Doğal Yaşam Parkı'nı dolaştık, Nil'in fillerle ilgili ödevi vardı, onları yerinde görmek ve incelemek güzel oldu doğrusu...
Normalde hayvanat bahçelerini sevmesem de bugüne kadar gezdiklerim arasında en ferah olması ve hayvanların kısmen de olsa özgür dolaşmalarına imkan tanıması açısından bu parkı seviyorum. Hem doğanın içinde yürüyüş yapma hem de hayvanları görme açısından güzel bir imkan sunuyor, bir nevi Sasalı Safarisi de diyebiliriz buna :)
Şu zerafete bakar mısınız! Parkın hiç şüphesiz en şanslıları bu tavus kuşları çünkü parkta herhangi bir kafesle çevrili olmadan özgürce dolaşabiliyorlar!






O gün hava kapalıydı, her an yağmur yağacak gibiydi... Fotoğraf çekimi için kötü bir hava olsa da dolaşmak için en doğru zamandı çünkü aslan, kaplan, vaşak ve diğer tüm vahşi hayvanlar o gün dışarıdaydı. Buraya en son yaz ayında gelmiştik ve sıcaktan tüm hayvanlar ya gölgeye ya da kapalı alanlara kaçmışlardı, hiçbirini görememiştik...


Bir kedi gördüm sanki :)

Bu da Türkiye'nin ilk fil ailesinden baba Winner :) Anne Begümcan, çocukları İzmir ve Deniz ile beraber tellerle çevrili başka bir alanda duruyorlardı, baba biraz yalnız kalıp kafayı dinlemek istedi sanırım hii hii :)




Çok sevimli değil mi! Sanırım sevdiğim bir tatlıyı yerken ben de aynen onun gibi böyle keyif alıyorum :)


Bir gezinin daha sonuna geldik, İzmir'deyseniz veya yolunuz buraya düşerse listenize bu parkı da almayı unutmayın bence!
4 yıl önceki İzmir Doğal Yaşam Parkı yazıma ve çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...