11 Kasım 2017

Örgü Elbisem ve Eteğim

Daha önceden sizlerle canım annemin ördüğü patchwork hırkayı paylaşmıştım. Annişim yine beni şımarttı, bu sefer elbise ve etek örmüş bana hem de ben yanında bile yokken, İzmir'e geldiğinde yanında getirdi! Nasıl ördüyse ikisi de mağazadan hazır alınmış gibi üzerime tam oldu! İkisine de ayrı ayrı bayıldım ama sanırım favorim elbise oldu çünkü patchwork şeklinde olmasını çok sevdim! 
Hazır annemi de bulmuşken tabii bu güzellikleri hemen giyerek bu anları ölümsüzleştirdim, hiç kaçırır mıyım bu fırsatı ;)
Örgüyü ben sadece Nil'ime hamileyken denemiştim zaten bu ilk ve son denemem olmuştu, en basitinden örmeye kalktığım atkı aylarca bitememişti :P Nil doğdu, o örgü öylece durdu en sonunda bu işin benlik olmadığına kanaat getirip tamamlaması için anneme verdim. Bu örgü işi herkesin harcı değil bence, hem dikkat hem de sabır gerektiriyor tabii ortaya güzel bir örnek çıkartmaya çalışıyorsanız. Ben canım annem sayesinde böyle güzel örgülere kavuştuğum için gerçekten çok şanslıyım! Ellerine sağlık bitanecik annemmmm!
Minik bir kedicik gibi nasıl da sokulmuşum anneme hii hii :)
Arkadaki güvercinlerle elbisemin uyumu da harika değil mi?

08 Kasım 2017

Pamuk Şekeri

Dikkat ettim son günlerde elim hep pembe renklere gidiyor, kazak aldım biri açık diğeri koyu pembe renkte :) Yaş aldıkça renklerle daha mı barışık oldum, yoksa şu sıralar Noni Bakery yüzünden fazla mı toz pembe işlere daldım bilemiyorum ama ben pamuk şekeri tadında böyle montlara ve kürklere (tabii ki suni olanlarına) bayılır oldum! Haksız mıyım ama insan bunları şeker gibi yemek istemez mi?

05 Kasım 2017

Kış Modu

Kış gelince kedim Miso da aynen benim gibi yataktan çıkmama modunda oluyor :) Ehh haklı tabii; hava soğukken yorgana sarılıp sıcacık yatağın keyfini çıkarmak gibisi yok!  
Nevresim takımlarında her mevsim tercihim kışın soğukluğuna inat, yaz gibi cıvıl cıvıl renkler, iç açıcı desenler oluyor... Kelebekler çiçekler ise en sevdiklerimden!
Miso kelebeği gerçek zannetmiş olabilir mi acaba? :)
Ve bizim değişmeyen manzaramız; yeni nevresim takımı yıkanır, ütülenir, yatağa serilir, tam misler gibi oldu derkeeeen;
İlk önce Miso Bey tarafından test edilir onaylanır!
Bana da bu tatlı anları seyretmek düşer... 
Kış modumuzu renklendiren Karaca'ya teşekkürlerimle...

20 Ekim 2017

Tramvayda...

Şu ana kadar İzmir'in en sevdiğin yanı ne oldu diye soracak olursanız kesinlikle ulaşım kolaylığı derim... Trafik çilesini yıllardır çeken bir İstanbullu olarak İzmir'in bu rahatlığını ben çok sevdim. Tramvaya binip trafiğe hiç takılmadan istediğim yere gidebilmek, işlerimi kısa sürede halledebilmek aslında ne kadar uzun zamandır özlemini çektiğim bir şeymiş... Bir sarmalın içinde gidip gelirken asla anlamıyorsunuz bunu, dışına çıkınca fark ediyorsunuz; hayatınızdan ne kadar önemli anların gereksiz bir kaos içinde çalındığını... İzmirliler tramvayın yavaş gitmesinden biraz şikayetçilermiş ama ben İstanbul trafiğinde o kadar çok ölü zaman geçirmişim ki bu yavaşlık beni hiç rahatsız etmedi... Bu yüzden buraya bir tane de bugünkü noni tramvayda postu koymak istedim :)
Elbise: Shein
Ayakkabı: H&M
Çanta: Mango

19 Ekim 2017

Noni's House

Bu sabah iç açıcı bir mekanla sizlere günaydın demek istedim... İsme bakınca bir cafe açtığım zannedilmesin, bu sadece bir isim benzerliği... Hoş eskiden olsa burada kendi mekanımı tanıtmayı da çok isterdim ama cafe işleten arkadaşlarımdan gördüğüm ve duyduğum kadarıyla bu hiç de kolay bir iş değil, bu yüzden bir mekan sahibi olan herkese saygı duyuyorum, yüzlerce alternatifin olduğu bir dönemde ayakta kalma başarısı göstermek gerçekten kolay olmasa gerek...
Bu tatlı isim benzerliğine gelecek olursak... Aslında İzmir ve bölgesinde yaşıyorsanız Noni's House'u çoktan duymuş olmalısınız. Ovacık'ta yeşillikler arasında çok keyifli bir yer burası... Benim Noni's House ile tanışma hikayem ise çok eskilere dayanıyor. Yaşanan isim benzerliğinden ötürü sık sık fiyat bilgisi, rezervasyon isteği ile ilgili mailler alınca haberdar oldum Noni's House'dan... Çok merak etsem de gitme fırsatım hiç olmadı ta ki bu yaz İzmir'e yerleşene kadar... Bayramda Çeşme'deydik ve bu fırsatı değerlendirip rotamızı hemen Ovacık'a çevirdik... 
Eskiden burası bir enginar tarlasıymış, mekan sahibi Selin Hanım burayı satın alınca çam ağaçları dikmiş ve burayı şahane bir kahvaltı mekanına çevirmiş. Tabii sadece brunch değil, öğle ve akşam yemekleri de çıkıyor, kış döneminde de cuma-cumartesi-pazar günleri 09:00-19:00 saatleri arasında hizmet veriyor, gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırmak gerekiyor...
Selin Hanım'dan vefat eden köpeğinin ismini yaşatmak için mekanına bu ismi verdiğini öğrendim... Şu anda tatlı mı tatlı bir köpeği var, onun ismi de Noni...
Ortaya serpme kahvaltı geliyor, her şey doğal ve organik dolayısıyla çok leziz! Ben özellikle Selin Hanım'ın kendi yaptığı pişi ve reçellere bayıldım! Bir tabak dolusu pişiyi anında mideme indirdim ve bundan hiç pişman değilim ;) Muzlu reçeli de çok güzeldi, bu reçeli daha önce hiç yememiştim...
Midemiz tok, gönlümüz şen ayrıldık Noni's House'dan... Yaz dönemini gördüm, sonbaharı da ayrı keyiflidir şimdi oraların, gidip görmeli en yakın zamanda...
Adres: Musalla Mah. Soğanlık mevkii Küme Evleri 470/36 Ovacık Çeşme – İzmir
Telefon: 90 532 418 4701
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...